Gecenin Bir Yarısında Gelen Hırsız Şaşırtır

Gecenin bir yarısı apartmana giren hırsız gayet sessizdir. Birinci katta oturan evin hanımı yataktan kalkmadan, eşine birkaç defa seslenir, ancak eşi duymaz. Bu sefer sarsarak eşini uyandırmaya çalışır. Ancak adamın uykusu ağırdır, bir türlü uyanmaz. Eşini uyandıramayan hanımı ilk yataktan kalkar, ışığı yakar bu sefer daha gürültülü şekilde eşini uyandırmaya çalışır. Ne var ki eşi, uyku sersemidir, kapalı gözle niçin uyandırdığını mırıldanarak sorar. Ancak üzerinde hâlâ uyku mahmurluğu vardır.

Apartmanın dış kapısından ses geldiğini ve demir kapının açıldığını söyler. Bu yüzden korktuğunu, çıkıp dışarıya bakmasını ister. Adam hâlâ kendini toparlayamamıştır. Gündüz koşturmacasının bütün yorgunluğu üzerindedir. Zira sabahtan akşama kadar, kafasındaki simit tepsisiyle Tahtakale sokaklarında dolaşıp durur.

Ancak hanımının ısrarlı tekrarı yüzünden uykusu da yavaş yavaş açılır. Biraz öfkeli şekilde, her gelen sese bakmanın gereksizliğini, kendi kendine söylenir.

Uykusu Açılan Kat Sakini, Hırsızı Karşılar

Artık uykusu da açılmıştır, önce yatakta kısa bir süre oturur, yavaşça yataktan iner. Çekmecedeki beylik tabancasını alır, odanın serinliğini hisseder bu yüzden üzerine bir şey alarak kapıdan çıkar. Zaten birinci katta oturduğu için binanın girişine hemen iner. Binanın dış kapısından içeri girince, solda demir kapılı kömürlük vardır. Kömür kullanımı bittiği için güzelce temizlenip, depo haline getirilmiştir. Bu yüzden bina sakinleri kullanmadıkları eşyalarını burada muhafaza eder. 

Gecenin bir yarısında binaya giren hırsız eğilmiş kapıyı zorluyor. Kapıyı açamayınca binanın su saatini sökmeye çalışıyor.

Kömürlükte kullanılmayan eşya olduğu için demir kapısı her daim kilitlidir. Aşağı inen adam, deponun demir kapısında kilide doğru eğilmiş, genci görür. Kilitle uğraşan genç, gelen kişiyi görse de istifini bozmaz. Kapıyı açma çalışmasına devam eder. Gencin yanına gelen bina sakini, biraz tedirgin de olsa, hırsızlık yapmaya gelen, gencin sakinliğine şaşırır. Hafifçe eğilerek hırsızı iyice görmeye çalışır. Siması tanıdık değildir, tekrar doğrulur, bir adım geri çekilir ve temkinli şekilde.

-Delikanlı kolay gelsin!

Kapıyla uğraşan genç ise hiç istifini ve işini bozmadan

-Sağ ol amca!

Adam gencin bu sakin tavrına bir anlam veremez. Lakin hırsız olsa, kaçıp gitmesi gerekir diye düşünür. Oraya gelen adam tekrar gence bakar, biraz daha yüksek sesle konuşur.

-Hayırdır, orada ne yapıyorsun , neyle uğraşıyorsun!

Genç gene istifini bozmaz, işine devam eder, zayıf bir sesle adama cevap verir

-Ne yapayım be amca, açım!

Diyerek işine devam eder. Her ne kadar adam bu cevaba ve pişkinliğe şaşırsa da, Tahtakale esnafıdır, halden de anlar, dertten de anlar. Tekrar gence yönelerek cevap verir.

-Açsan yukarıdan yemekSandaviç getireyim, yersin!

Genç düşünmeden cevap verir.

-Çok iyi olur be amca, sevaba girersin!

Adam şaşkınlığını gizlese de garip duygular yaşar. Bununla birlikte yukarı çıkar, ekmek arası bir şey hazırlar, buzdolabından kutu meyve suyu da alır, aceleyle aşağı, gencin yanına iner. Getirdiklerini gence ikram eder.

Karnı Doyan Hırsız Sessizce Çıkar Gider

Genç konuşmadan, gelenleri yer, meyve suyunu da içer ve ayağa kalkar. Yanındaki ufak çantayı eline alarak, yerdeki alet edevatı çantasına yerleştirir. Adamın yüzüne bakmadan

-Sağ olasın amca, karnım doydu, buna gerek kalmadı, ben artık gideyim!

Adam şaşkınlığını üzerinden atamamıştır, sonuçta giden gencin arkasından bakar 

-Güle güle evladım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog Waffle
Blog Waffle