Hür Köle Nedir Göreceli Özgürlük!

Her ne kadar Hür Köle kelimeleri bir birine zıt gibi görünse de bir birini tamamlar. İki zıt kelimede olması gereken; birinin özelliği varken diğerinin olmamasıdır. Oysa bu ikilide, hiçbir zaman böyle olmuyor. Edipler, şairler veya elini masaya vurarak nutuk atanlar;

akabe yolu

Özgürlük! Hürriyet!

Naraları ile toplulukları coştururlar. Tertiplenen program bitip, insanlar dağıldığında alkışlanan o süslü sözcükleri kimse alıp götürmez. Havada kalan Hürriyet ve çirkin benzetmesi özgürlük kelimeleri, gelecek yeni hatibi bekler. Bazen de söylemin içinin boş olduğunun farkına varan entelektüel kimseler; hür olunduğunu ancak bu sefer de hürriyetin kölesi olunduğunu söyler. Bu şekilde bir doğruya parmak basarlar.

Hür Yaşadım, Hür Yaşarım Söylemi Doğru mu?

Bazı sözler insanı coşturur. Zira tılsımlıdır, insanın duygularına hitap eder. Durduk yere insanın içini gıdıklar. Niyeti yoksa da varmış gibi insanı peşinden koşturur. Bazen neyin peşinden koştuğunu bile bilmeyen insan, inatla koşmasını sürdürür. Bazen de neyin peşinde olduğunu unutarak koşmaktan vaz geçer. Elbette vaz geçmek yenilgi gibi algılanmasın, aslında fazilettir.

Neyin Peşinden Tırmanıyoruz

Bir insanın Ben hürüm! diyebilmesi için nefsini emri altına almış olması gerekir. Yoksa makineleşmeye geçip insan gücüne ihtiyacı kalmayan Kapitalist ülkelerin yaptığı Köleliği Kaldırmak ile insanlar hür olmaz. Bununla da kalmayıp, yıllarca emeğini kullandıkları köle insanları gemilerle Afrika’nın değişik ülkelerine attılar.

Yakın zamanda vefat eden kıymetli ilim adamlarımızdan Ş. Teoman Durali beyefendi hürriyet kelimesine takıntılıydı. Hürriyet kelimesi Arapça olduğu için bu kelimeyi dilimize Özgürlük olarak katanlarla istihza yapardı.

–Özü gürden neyi kastediyorlar. İnsan ot değil ki Gür olsun veya saç mı ki Gür olsun.

Sözleriyle hürriyet kelimesinin dilimize özgürlük olarak alınmasına karşıydı.

En Büyük Kölelik Kişinin Nefsine Köleliğidir

Yaşadığımız toplumda çevremize baktığımızda kimin hür kimin köle olduğunu görebiliriz. İnsanın önünde koca bir akabe1 vardır. Hayat yolculuğu boyunca asıl amaç bu akabeyi kazasız belasız aşabilmektir. Elbette sarp ve aşılması zor ve dik engeli aşmak kolay değildir. Ancak bunun yolunu ve yöntemini bizi Yaratan Hz. Allah bize söylemiştir. Ayet-i Kerimesinde bizlere akabeyi aşmanın yolunu şu şekilde özetler;

  • Köle âzat etmek
  • Bir yetim veya yoksulu doyurmak

Elbette bunların şuurunda olup yapabilmek için insanın mümin olması gerekir. Bir müminin de ayrılmaz vasfı sabırlı ve daima haktan yana olmasıdır.
Köle âzat etmeyi illaki satın alınan bir köleyi serbest bırakıp Hür kılmak olarak değerlendiremeyiz. Onca çirkinliğin ve yanlışlığın içinde bulunan bir kimsenin köle azat etmesi; sadece bu olabilir mi?

Her şeyden önce insan nefsinin kölesidir. İnsanın hür birey olabilmesi için öncelikle nefsinin köleliğinden kendin azat etmesi gerekir. Yoksa aklına geleni, geldiği gibi fütursuzca; utanmadan, sıkılmadan yapabilmek hürriyet değildir.

Hürriyet gibi güzel sözlerin altı boştur. Ancak nefisinle, bedeninle ruhunla doldurabilirsen bir anlam ifade eder. Hür yaşadım, hür yaşarım, sözünün peşine takılanlar hür olmadığı sürece ancak kendini avutur.

Her Durumda Hür Köle Olabiliyor muyuz?

Doksan yaşını devirmiş yaşlı kadını yakınları muayene için özel hastaneye kardiyoloji servisine götürüyor. Zira Devlet hastanesinde; yürümekten aciz bir yaşlıyı muayene ettirip sonuç almak oldukça zordur. Özel hastanedeki doktor önünde duran son model makine ve teçhizat ile yaşlı kadını muayene ediyor. Refakatçi olarak cihazın modernliğini, ekrana yansıyan görüntü ve çıkan yazılardan anlayabiliyorsunuz.

Hür Köle

Muayeneyi bitiren doktorun tavrından yapmak istemediği bir şeyi yapacağı; aleni şekilde belli oluyor. Bu arada doktor sesli düşünür ; zira muayeneden sonra hastane yönetiminin doktorlardan talebi vardır;

Muayeneyi tahliller ile destekleyin, elbette bizimle çalışmak isterseniz!

Doktor sesli olarak iki seçenek düşünür ve biri için buna gerek yok, siz şunu tahlili yaptırın yeterli olur. Doksan yaşına gelmiş kadın her altı ayda bir aynı doktora ve aynı hastaneye giderek muayene oluyor. Muayeneden sonra istenen;

  • Kalp elektrosu
  • Efor testi
  • Kan testi

Acaba gerçekten bu tahliller gerekli mi? Yoksa doktor hastanede Hür Köle mi? Ya da hür iradesiyle gerekli olduğu için mi, bu testleri istiyor.

Akşama kadar çalışıp çabalayan evin reisi akşam eve gelmeden içmeye gidip eve sarhoş geldiğinde gerçekten HÜR biri midir? Ya da evinin nafakasını kumar masasında telef eden kişi de sizce HÜR müdür.

Sonuç ve Değerlendirme

Dünyaya gelen kadın veya erkeğin önünde aşılması gereken bir akabe vardır. Bunu da ancak önce mümin olarak sonra nefisini kölelikten kurtararak yapabilir. Elbette bunun yolunu yöntemini bir şekilde bulup nefsimsinizin köleliğinden kurtulmalıyız.

Aksi halde akabeyi geçip selamete kavuşmamız zor değil, imkânsızdır. Düz yolda yürümekten aciz HÜR insanların köle azat etmeden bunu yapması ham hayaldir.

  1. Akabe; Sarp yol, dağdaki aşılması zor dik geçit
    Köle âzat etmek, bir yetim veya yoksulu doyurmak;
    Mümin, sabırlı ve haktan yana kimselerden olmak gibi faziletler için kullanılmıştı
    r ↩︎

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top