Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları
Harac: Biri adam basına, diğeri topraktan veya hâsılatından olmak üzere gayrimüslimlerden alınan iki çeşit verginin adı.
Adam başına alınan ve şahsî vergi mahiyetinde olana "cizye" veya "harac-ı rüûs" denir. Topraktan veya hâsılatından alınana ise "harac-ı arazî" denir. Harac-ı: rüûs reşit ve sağlam olan gayri müslim erkeklerden alınır. Müslüman olurlarsa alınmaz. Harac-ı arazî ise, arazi sahibi müslüman olsa da alınmaya devam edilir. Mukâseme ve muvazzaf olarak iki çeşittir.
Fesh-i Nikâh: Nikâhın, boşanma olmadan bozulması.
Nikâhı fesh eden hallerden bazıları:
a) Eşlerden birinin irtidâdı (dinden çıkması)
b) Eşlerin birbirine mahrem olduğunun meydana çıkması,
c) Erkeğin, kayınvalide veya üvey kızı ile, kadının kayınpeder veya üvey oğlu ile münâsebet kurması veya şehvetle sarılması veya tenasül yerine şehvetle bakması,
d) Bir câriye veya köle ile evli olan kimsenin miras yolu ile eşinin sahibi durumuna geçmesi.
Hal' Okuşmak: Karşılıklı şartlarıkabul ederek boşanmak.
[Bu bir terim açıklamasıdır, cevap yoktur]
Hadd-i Şürb: Sarhoş edici içkilerden birini kendi isteği ile içen kimseye verilen ceza.
Hür ise 80, köle ise 40 değnek darbesidir. Hadd-i sekr, hadd-i hamr.
Hadd-i Kazf: Kadın veya erkek, zinadan kendisini koruduğu, temiz ve iffetli olduğu bilinen bir kimseye zina ile iftira edene verilen ceza.
İftiraya uğrayan hür ise 80, köle ise 40 değnek darbesidir.
Orijinal Metin:
Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.
Günümüz Türkçesiyle:
Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.
Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.