Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları

Çalgı ve Müzik
Orijinal Metin
Soru:

Günah işlenen bir yerde çalgı çalan Zeyd'in çalgı aletini, dindar/salih olan Amr vurup parçalasa ne gerekir?

Cevap:

Allah'ın lütfuyla büyük sevap kazanır. Kötü/yasak aletin tahtası için bile değerini ödemesi gerekmez. Fetva bu görüş üzerinedir.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Günah işlenen bir yerde çalgı çalan Zeyd'in çalgı aletini, dindar/salih olan Amr vurup parçalasa ne gerekir?

Cevap:

Allah'ın lütfuyla büyük sevap kazanır. Kötü/yasak aletin tahtası için bile değerini ödemesi gerekmez. Fetva bu görüş üzerinedir.

İmla
Orijinal Metin
Soru:

Bilgin Zeyd, Amr ile tartışıp "vat' [kelimesinin] yazılışı 'ya' ile yazılır, eğer böyle değilse fakirlere bin akçe adağım olsun" dediğinde, Amr "hemze [harfin] bulunduğu yerde, öncesi sakin olunca hiçbir şey şeklinde yazılmaz, ancak hemze yazılır" dese, o da adak adasa, hangisinin sözü doğrudur?

Cevap:

Asl-i kânûn-i hat Amr dediğidir. Ama hemzeye merkez yazılıp, mehmûz ile muzâaf farkı emrinde ihtimam olunmuştur. Âmme-i kütüb bunun üzerine tahrir olunmuştur. [968]

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Bilgin Zeyd, Amr ile tartışıp "vat' [kelimesinin] yazılışı 'ya' ile yazılır, eğer böyle değilse fakirlere bin akçe adağım olsun" dediğinde, Amr "hemze [harfin] bulunduğu yerde, öncesi sakin olunca hiçbir şey şeklinde yazılmaz, ancak hemze yazılır" dese, o da adak adasa, hangisinin sözü doğrudur?

Cevap:

Yazım kuralının aslı Amr'ın dediğidir. Ancak hemze için bir merkez yazılıp, hemzeli ile şeddeli kelimelerin farkı konusunda özen gösterilmiştir. Kitapların çoğu buna göre yazılmıştır.

Hastalıklar ve Tedaviler
Orijinal Metin
Soru:

İnsan etinden yapılmış mumyanın satışı caiz midir?

Cevap:

Olmaz (caiz değildir).

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

İnsan etinden yapılmış mumyanın satışı caiz midir?

Cevap:

Olmaz (caiz değildir).

Boşanma (Talak)
Orijinal Metin
Soru:

Zeyd, zevcesi Hind'e "Üç talak boş ol" dese, ba'dehu "Ben üç talak demek istemedim, bir talak kasd eyledim" dese, musaddak olur mu?

Cevap:

Olmaz. Üç talak vaki olur.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Zeyd, eşi Hind'e "Üç talak boş ol" dese, sonra "Ben üç talak demek istemedim, bir talak kastedmiştim" dese, tasdik edilir mi?

Cevap:

Edilmez. Üç talak gerçekleşmiş olur.

Nikâh
Orijinal Metin
Soru:

Zeyd, Amr'ın kızı Hind-i bâliğe-i âkıleyi, şuhûd mahzarında, Amr'ın icazeti yok iken tezevvüc eylese, Amr mukaddemâ meclis-i akidde hazır olmayıp amma ba'de't-tezevvüc, "Akd-i mezbura icazet verdim" dese, nikâh sahih olur mu?

Cevap:

İcazet sah olup, akd-i nikâh dahi sah olur. İcazet-i evliya da, mukaddem emr menzilesindedir.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Zeyd, Amr'ın ergen ve akıllı kızı Hind'i, şahitler huzurunda, Amr'ın izni yokken nikâhlasa, Amr önceden nikâh meclisinde hazır olmayıp ama nikâhtan sonra, "Söz konusu akde izin verdim" dese, nikâh geçerli olur mu?

Cevap:

İzin geçerli olup, nikâh akdi de geçerli olur. Velilerin izni, önceden verilmiş emir konumundadır.

Orijinal Metin:

Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.

Günümüz Türkçesiyle:

Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.

Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.