Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları
Zeyd, Ramazan-ı şerifte neharen saim iken, zevcesi Hind cebren cima eylese, Zeyd'e ne lazım olur?
Heman kaza lazımdır, kefaret lazım değildir.
Zeyd, Ramazan ayında gündüz oruçlu iken, eşi Hind zorla cinsel ilişkiye girse, Zeyd'e ne gerekir?
Sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez.
Zeyd mescidde cemaat ile namaz kılarken, imamın kıraatında lahn-ı fahiş olduğunu müşahede eylese, Zeyd namazı terk edip, ahara iktida etmek caiz olur mu?
Olur.
Zeyd mescitte cemaatle namaz kılarken, imamın okuyuşunda açık hata olduğunu görse, Zeyd namazı bırakıp başka bir imama uymak caiz olur mu?
Olur.
Zeyd, zevcesi Hind'e "Şart olsun, üç talak boş ol" dese, talak-ı selâse vâki olur mu?
Olur.
Zeyd, eşi Hind'e "Şart olsun, üç talak boş ol" dese, üç boşama gerçekleşmiş olur mu?
Olur.
Zeyd, zevcesi Hind'e "Eğer babam evine varırsan boş ol" dedikten sonra Hind, kayınpederi Amr'ın evine varsa, Hind Zeyd'den boş olur mu?
Olur.
Zeyd, eşi Hind'e "Eğer babamın evine gidersen boş ol" dedikten sonra Hind, kayınpederi Amr'ın evine gitse, Hind Zeyd'den boşanmış olur mu?
Olur.
Zeyd, Hind'i tezevvüc ettikte, mehr-i mu'accel ve mehr-i mü'eccel tayin olunmayıp, ba'dehu Zeyd Hind'e duhul edip, ba'dehu mehr-i misl ne mikdar nesne olduğunu bilmeden Hind Zeyd zimmetinde olan mehrinden fariğa olsa, hâlâ Hind Zeyd'den mehr-i misl talep etmeğe kâdire olur mu?
Olmaz.
Zeyd, Hind ile evlendiğinde, peşin ve vadeli mehir belirlenmemiş olup, sonra Zeyd Hind ile gerdeğe girmiş, daha sonra Hind, mehrin miktarını bilmeden Zeyd'in zimmetindeki mehirden vazgeçse, şimdi Hind Zeyd'den benzeri kadınların mehri kadar mehir talep edebilir mi?
Edemez.
Orijinal Metin:
Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.
Günümüz Türkçesiyle:
Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.
Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.