Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları

Nikâh (Evlilik)
Orijinal Metin
Soru:

Hind-i bâliğa nefsini Zeyd'e tezvic ettikten sonra, Hind'in babası Amr "Ben razı olmadım" deyip, akd-i mezburu feshe kadir olur mu?

Cevap:

Olmaz. Bâliğa-i âkile, kendi nefsini kendi tezvice kadiredir.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Ergen olan Hind kendisini Zeyd ile evlendirdikten sonra, Hind'in babası Amr "Ben razı olmadım" diyerek, bu evliliği bozabilir mi?

Cevap:

Bozamaz. Ergen ve akıllı bir kadın, kendisini kendi iradesiyle evlendirebilir.

Nikâh (Evlilik)
Orijinal Metin
Soru:

Zeyd, Amr'ın kızı Hind-i bâliğe-i âkıleyi, şuhud mahzarında, Amr'ın icazeti yok iken tezevvüc eylese, Amr mukeddemâ meclis-i akidde hazır olmayıp amma ba'de't-tezevvüc, "Akd-i mezbura icazet verdim" dese, nikâh sahih olur mu?

Cevap:

İcazet sah olup, akd-i nikâh dahi sah olur. İcazet-i evliya da, mukeddem emr menzilesindedir.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Zeyd, Amr'ın ergen ve akıllı kızı Hind'i, şahitler huzurunda, Amr'ın izni yokken nikâhlasa, Amr önceden nikâh meclisinde hazır olmayıp ama nikâhtan sonra, "Söz konusu akde izin verdim" dese, nikâh geçerli olur mu?

Cevap:

İzin geçerli olup, nikâh akdi de geçerli olur. Velilerin sonradan verdiği izin, önceden verilmiş emir gibidir.

1 12 13 14

Orijinal Metin:

Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.

Günümüz Türkçesiyle:

Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.

Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.