Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları
Zeyde sıla vâcib oldukta, yerlerine karîb yerde bir dâr-ül-harb olup kefere libâsın giymeyicek geçilmese, giydiği takdirce zevcesi boş olur mu?
Kefereye mahsus libâs ise bâin olur.
Zeyd'e akrabalarını ziyaret etmek vacip olduğunda, yakınlarının yaşadığı yere yakın bir savaş bölgesi (gayrimüslim toprakları) olup kâfirlerin kıyafetini giymeden geçemezse, giydiği takdirde eşi boş olur mu?
Kâfirlere özgü kıyafet ise kesin boşanmış olur.
Zeyd sıhhatinde hâkim mahzarında "maraz-i mevtimden kırk gün evvel cemî' kullarım ve cariyelerim âzâd olsunlar ve ellerinde olan esbab ve nukûdlari kendilerin olsun" deyip hâkim-i mezbur sicil ettikten sonra Zeyd fevt olucak, kulları ve cariyeleri âzâd olup ellerinde olan mallar kendilerin olur mu?
Kullar ve cariyeler cümlesi küllî maldan âzâd olurlar, amma ellerinde olan esbab ve nukûd sülüs-i maldan anların mülkü olur, "ellerinde olan malları ve esbablarıyla âzâd olsun" demekle esbab ve nukûd anların olmaz "anların olsun" demek lâzımdır.
Zeyd sağlığında hâkim huzurunda "ölüm hastalığımdan kırk gün önce tüm kölelerim ve cariyelerim azat olsunlar ve ellerindeki eşya ve paralar kendilerinin olsun" deyip hâkim bunu sicile kaydettikten sonra Zeyd vefat edince, köleleri ve cariyeleri azat olup ellerindeki mallar kendilerinin olur mu?
Köle ve cariyelerin tamamı bütün maldan azat olurlar, ancak ellerindeki eşya ve paralar malın üçte birinden onların mülkü olur. "Ellerindeki malları ve eşyalarıyla azat olsun" demekle eşya ve paralar onların olmaz, "onların olsun" demek gerekir.
Zeyd zevci Hinde mülk cariyesi Zeynebi hibe edip, Hind dahi kabz eylese, sonra Zeyd Zeynebi tasarruf eylese veledi olsa şer'an ne lâzım olur?
Recm lâzımdır.
Zeyd eşi Hind'e cariyesi Zeyneb'i hibe edip, Hind de teslim alsa, sonra Zeyd Zeyneb'i kullanıp (cinsel ilişkide bulunup) çocuğu olsa şer'an ne gerekir?
Recm (taşlanarak öldürülme) gerekir.
Zeyd hizmet üzerine kitabete kestiği kuluna cariyesini nikâhla vermiş olup, sonra kul hizmetin tamam edip âzâd ettikten sonra, cariyeye talâk verdirmek lâzım mıdır, yoksa âzâd olup kul hür olmakla câriye kuldan mutallâka olur mu?
Boş olmaz, menkuhasıdır ve cebr ile talâk verdirilmez.
Zeyd, belirli bir hizmet karşılığında özgürlüğünü kazanması için anlaştığı kölesine cariyesini nikâhla vermiş olup, sonra köle hizmetini tamamlayıp azat edildikten sonra, cariyeyi boşatmak lazım mıdır, yoksa kölenin özgür olmasıyla cariye kendiliğinden boşanmış olur mu?
Boş olmaz, eşidir ve zorla boşatılmaz.
Zeyd, kızı Hindi abd-i memlûküne nikâhlandırnıası şer'an caiz olur mu?
Kul Zeydin olucak olur, amma Zeyd fevt olduğu gibi bir miktarı Hinde intikal etmekle Hind boş olur.
Zeyd'in kızı Hind'i kendi kölesine nikâhlandırması şer'an caiz olur mu?
Köle Zeyd'in ise olur, ancak Zeyd öldüğü zaman kölenin bir kısmı Hind'e miras kalacağından Hind boşanmış olur.
Orijinal Metin:
Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.
Günümüz Türkçesiyle:
Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.
Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.