Ebuss’ud Efendi’nin Fetvaları

Selam ve İletişim
Orijinal Metin
Soru:

Zeyd, Amra selâm vericek "aşk olsun" deyip Amr dahi mukabelesinde "yâ hû" dese, Zeyde ve Amra ne lâzım olur?

Cevap:

Hak hazretinin ta'yîn buyurduğu tahiyyetül-İslâmı beğenmeyip öyle ederse, kâfir olur.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Zeyd, Amr'a selam vereceği yerde "aşk olsun" deyip Amr da karşılığında "ya hu" dese, Zeyd'e ve Amr'a ne gerekir?

Cevap:

Allah'ın belirlediği İslam selamını beğenmeyip öyle yaparsa, kâfir olur.

Dini Görevlerin Yerine Getirilmesi
Orijinal Metin
Soru:

Bî-namaz olan kulun ve cariyenin efendisi namaz kıldırmakta ihmal eylese, ihmâli ile cehenneme girmeğe müstehak olur mu?

Cevap:

İhmal ve tehâvün edicek olur, elAyâsü billâh.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Namaz kılmayan köle ve cariyeye efendisi namaz kıldırmakta ihmal gösterse, ihmali ile cehenneme girmeyi hak eder mi?

Cevap:

İhmal edip önemsemezse eder, Allah korusun.

Alkolün Zararları
Orijinal Metin
Soru:

Şârib-ül-hamr olan Zeyd, şurb-i hamr ederken-hâşâ-"bir garrâ nesnedir ve güzel nesnedir, bunu içmeyenlerin ağzını avretini filânlayayım" deyu cima, lâfzıyle şetm edip, Amr dahi Zeydi tahsîn edip "iyi dersin" dese ne lâzım olur?

Cevap:

İkisi bile kâfirlerdir, katilleri mubahtır.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

İçki içen Zeyd, içki içerken -hâşâ- "Bu hoş bir şeydir ve güzel bir şeydir, bunu içmeyenlerin ağzını, avretini..." diye cinsel ilişki lafzıyla sövüp, Amr da Zeyd'i onaylayıp "iyi söylüyorsun" dese ne gerekir?

Cevap:

İkisi de kâfirlerdir, öldürülmeleri mubahtır.

Dinden Çıkanlar (Mürted) Hakkında
Orijinal Metin
Soru:

Bir hususta ba'zı kimseler Zeyde nasihat edip "şerî'at-i Resûlullah (aleyh-is-selâm) dan hurûc etme, Peygamber hazretlerinden gafil olma, hicâb üzerine ol" dedikte, -eliyâzübillâh-gazab ile "ben Peygamber bilmezim" dese, şer'an Zeyde ne lâzım olur?

Cevap:

Kâfirdir, katli helâldir.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Bir konuda bazı kimseler Zeyd'e nasihat edip "Hz. Peygamber'in şeriatından çıkma, Peygamber hazretlerinden gafil olma, haya üzere ol" dediklerinde -Allah korusun- öfkeyle "Ben Peygamber tanımam" dese, şer'an Zeyd'e ne gerekir?

Cevap:

Kâfirdir, öldürülmesi helaldir.

Kâfirlerle İletişim
Orijinal Metin
Soru:

Zeyd-i müslim kâfir dilince zarûretsiz tekellüm eylese, şer'an nikâhına zarar olur mu?

Cevap:

Zarar-ı mahzdır. Küfrüne hükm olunup avreti tefrik olunmaz, ta'zîr-i şedîd ile men' ü zecr olunur.

Günümüz Türkçesiyle
Soru:

Müslüman Zeyd zorunluluk olmadan kâfir dilinde konuşsa, şer'an nikâhına zarar verir mi?

Cevap:

Tamamen zararlıdır. Küfrüne hükmedilip eşi ayrılmaz, ancak şiddetli ceza ile engellenir ve caydırılır.

Orijinal Metin:

Fetva, fıkhî bir Mes’elenin şer’î hükmünün beyanı manâsında bir ıstılahtır. Müşkil Mes’elelerin hal ve beyanı için sorulan suâlin cevabına denir. Fetva, fakîhin (İslâm hukuku âliminin) hüküm mahiyetinde olmaksızın verdiği cevaptır. Fetvayı veren fakîhe “müftı” denir. Hüküm veren fskîhe ise “kâdî” denilir. Böylece müfti, şer’î kanunları, delillere dayanarak tedvin eder; kâdî, bu kanunlardan kendisine arz olunan hadiseye ait olan hükmü bulup tatbik eder. Müftînin fetvasını tatbik edip etmemek serbest olup, kâdînin hükmü mecburîdir.

Günümüz Türkçesiyle:

Fetva, İslam hukukundaki bir meselenin dini hükmünün açıklanması anlamında bir terimdir. Çözümü zor meselelerin halledilmesi ve açıklanması için sorulan sorunun cevabına denir. Fetva, İslam hukuku aliminin (fakihin) bağlayıcı olmayan cevabıdır. Fetva veren fakihe “müfti” denir. Hüküm veren fakihe ise “kadı” denir. Böylece müfti, şer’i kanunları delillere dayanarak derler; kadı ise bu kanunlardan kendisine sunulan olaya ilişkin hükmü bulup uygular. Müftinin fetvasını uygulamak isteğe bağlı iken, kadının hükmü zorunludur.

Ebussuud Efendi’nin fetvaları ve Osmanlı hukukuna etkileri müspet yöndedir. Osmanlı Devleti’nde fetva verme süreci ve Ebussuud Efendi’nin rolü oldukça yüksek olmuştur. Hanefi mezhebinde fetva geleneği ve Ebussuud Efendi’nin katkılarının çok faydası olmuştur.