İyilik Yaptığında Mutlaka Karşına Çıkar

İyilik yaptığımızda farklı şekilde de olsa bir gün karşımıza çıkıyor. Elbette iyiliği karşımıza çıkması için yapmayız. Karşılıksız yapıldığı zaman iyiliğin bir anlamı olur. Zira karşılık beklenerek yapılan iyilik için ancak “menfaat yatırımı” diyebiliriz.

Gecenin Karanlığı Sabahın Aydınlığına Tercihimdir

Gecenin karanlığı Erzurum’a çöktüğünde, gün içinde koşturan insanlar yorgun argın evine istirahate çekilir. Elbette bunun aksine, gündüz istirahat edip, gece çalışanlarda sokağa iner. Beş yıldır Erzurum’da görev yapan polis memuru bu akşam da görevdedir. Devriye arabasıyla tırların geçtiği güzergahta sabaha kadar nöbetçidir. Zaman zaman karşılıksız yaptığı iyilik olsa da hiç bir zaman geri dönüş niyetiyle yapmamıştır.

Uzun süredir görev yaptığı Erzurum’un havasına, suyuna alıştı ancak Erzurum’un yöresel yemekleri vazgeçilmezidir.

  • Aşotu Çorbası
  • Cağ Kebabı
  • Şalgam Dolması
  • Lalanga.
  • Lor Dolması
  • Su Böreği.
  • Hasuta.

Yemek yiyerek göreve çıktığı için biraz hazımsızlık çeker. Ancak gecenin bir yarısı olduğunda, yoldan geçen devasa tırları seyretmek kendi derdini unutturur.

Yeni model tır var. Gecenin karanlığında asortik farlarıyla güzel bir görünümü var.

Özellikle yurt dışından mal getiren veya yükünü boşaltıp geri dönen tırları seyretmek daha bir başkadır. Yeni çıkan tır modellerini gördükçe kendini tır şoförü yerine koyar, özgürce zihninde birçok ülkeye giderdi. Yoldan geçen tırların hangi ülkeye ait olduğunu tahmin eder, sonra plakasına bakarak kendini doğrular veya yanlışlardı. Aksi durumda, kendine uğraş bulmadığında, uzun mesai saatlerinin bitmesinin imkanı yoktu.

Erzurum’un insanları çok sakin ve anlayışlıydı aynı zamanda iyilik yapmak gibi güze hasletleri de vardı. Çoğu zaman mesai hadisesiz biter, polis memuru huzur içinde evine dönerdi. Nadiren de olsa trafik kazası yüzünden sürtüşmeler olsa da kendi görevi esnasında ciddi bir hadise yaşamamıştı.

Zorda Kalana Karşılıksız İyilik Yapmalıyız

Erzurum gecesi ne kadar sakin oluyorsa, gündüzü de ona yakın sakindi. Polis memuru gündüz nöbetine çıkmış görev yerindedir. Akşama kadar soğuk havada epey üşür. Yağan yağmur dışarı çıkıp dolaşmasına da manidir. Artık ayakları uyuşmuş, mesaisinin bir an önce bitmesini ister. Ancak polis arkadaşından gelen telefon bu isteğini havada bırakır. Zira eşi hastalanan mesai arkadaşı nöbetine gelemeyeceğini veya çok geç gelebileceğini söyler. Arkadaşı kendisinden rica ederek onun geleceği saate kadar nöbet yerinde beklemesini istemiştir. Her ne kadar yorgun da olsa kendisine işi düşen arkadaşını geri çevirmez.

Erzurum Dadaşlar Şehri
İstanbul Büyük Şehir

Gece olmuştur ve her tarafa zifiri karanlık çökmüştür. Caddeden ara sıra geçen tırların farları görülüp kaybolur. Hafiften yağmur yağmaya başlar. Uykulu gözlerle arkadaşının gelmesini bekleyen polis memuru epey yorulmuştur. Aynı zamanda sabit durmaktan kemikleri bir birine geçmiş, kas ağrıları da başlar. Caddenin kenarında, epeydir farları yanık şekilde tırın durduğunu fark eden polis memuru o tarafa gider. Sağa çekmiş durumda bekleyen tır yeni modeldir. Işıklandırması ve koca cüssesiyle yolun hakimiyim der gibi duruyor. Şoför mahallinde yorgunluktan kafasını geri yaslamış tır şoförünü görür. Tır şoförü yanaşan polis arabasını görünce iri cüssesine rağmen çeviklikle aracından iner ve polisin yanına gider.

Tır Şoförünün Derdine Çare Bulan Polis

Uykusuzluktan gözleri şişmiş tır şoförü, polis aracının yanına gelir, aracın açık camından polise bozuk bir Türkçe ile “Merhaba” der. Tır şoförü Bulgaristan vatandaşıdır ve de Türkçe neredeyse hiç bilmez. Anlaşmak zor olacağı için el işaretiyle polise onunla gelmesini ister. Hafiften başlayan yağmur hızını biraz daha arttırmıştır, buna rağmen polis aracından inip tır şoförünü takip eder. Tır şoförü aracın sağ ön tarafına giderek bekler, polise gelmesi için işaret eder. Polis aracın yanına geldiğinde tekerleğin patlamış olduğunu görür, sökülmek için uğraşılıp sökülemediğini anlar.

Gecenin bir yarısında hem de yağmurlu bir havada tırın lastiğini sökmek için yardım isteyen birine yardım etmek. Hem de bu ülkenin vatandaşı olmayan birine yardım etmek her baba yiğidin harcı değildir. Ancak rahat hayatı gördüğü gibi zorluğu da görmüş polis, şoförün sözünü ikiletmeden kollarını sıvar.

Bir saate yakın uğraşan iki kişi tekerleği zorlukla çıkarır. Ancak tekerlekteki hasar orada onarılacak gibi değildir. Tır şoförünün malzemesi olsa da malzeme yeterli gelmez. Polis tır şoförünü ve tekerleği kendi aracına alarak şehrin merkezine beraberce gider. Gecenin üçü olmuştur ve her taraf kapalıdır. Ancak beş yıldır buralarda görev yapan polis, lastikçinin evini bilir. Lastikçiyi de evinden alarak tamir atölyesine beraberce giderler. Zor da olsa lastik tamir olmuştur ve tır şoförü yola çıkmaya hazırdır. İyi görünen tır şoförü kendi dilince teşekkür ederek yoluna devam eder. Uykusuzluğun üzerine bu yorgunluk polis memurunu epey hırpalamıştır.

Zaman Su Gibi Akar Polisin Tayini Çıkar, Yolculuk Vardır

Zaman su gibi geçmiştir, oysa Erzurum’a daha dün gelmiş gibi polisin hatıraları canlıdır. Devlet memurunun kaderi de görev süresince tayininin sık sık çıkması ve yeni bir yerlere taşınmasıdır. Yeni tayin yeri Edirne ili merkez ilçesidir. Taşınması için yol harcırahı verilmesini rağmen mesafe uzaktır ve verilen para taşınmaya yetmez. Aynı anda diğer yakın arkadaşının da tayini İstanbul’a çıkmıştır. Belki ortak çözümle taşınma sorununu çözeriz düşüncesindedir. Arkadaşı görevde olduğu için iş kendisine kalmıştır. Yükünü boşaltarak boş olarak geri dönen kamyon bulmak niyetiyle caddede beklemeye başlar. Öğleden akşama kadar beklemesine rağmen istediği şekilde araç bulamaz. Artık ümidini kesmiş geri dönecektir. Uzaktan parlayan bir şey görünce onunda gelmesini bekler. Bir süre sonra yeni model yabancı plakalı tırın geldiğin görür. Ümidini kesmiş şekilde geri dönmeye yeltendiğinde korna çalan tırın sesini duyunca durur. Tır şoförü aracını yolun sağına çekmiş, polise doğru yürür hem de gülümser.

Tır şoförü polisin yanına gelerek, eski dostunu görmüş gibi polise candan sarılır. Polis hâlâ bu kimseyi tanıyamamış, boş gözlerle adama bakar. El işaretiyle gecenin birinde lastik tamiri için yardımcı olduğu tır şoförü olduğunu anlatır. Polis hatırlamıştır ve tebessüm eder.

Bir şekilde tayininin çıktığını ve arkadaşıyla kendinin eşyalarının taşınması gerektiğini anlatır. Bulgar şoförü yükünü boşalttığı için tırı boştur. Koca tırı şoför polislerin evinin önüne çeker. Tırın arka tarafına Edirne’ye gidecek eşyaları, ön tarafa da İstanbul’a gidecek eşyaları yükler. Polis memuru şoförle, diğerleri de otobüsle gidecektir.

Yol boyunca yemek dahil her türlü harcamayı tır şoförü kendi karşılar ayrıca eşyalar için taşıma parası da almaz. Polis her elini cebine attıkça engel olur. Uzun ve rahat yolculuktan sonra yeni evine gelen polis memuru hayatından memnundur. Sizin de yaptığınız iyilik ummadığınız zamanda karşınıza çıktı mı? Ne hissettiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog Waffle
Blog Waffle